Şamlar köyü ve toplumsal bakış.

            Öncelikle göç nedeni ile dışa açılma yakın zamanda başlamıştır. Buda köy kimliğinin ve kültür değerlerinin bu güne kadar korunmasını sağlamıştır. Bir başka etken ise “dışa sır vermeyen” bir toplum geleneğinden kaynaklanmıştır. Etrafında bulunan sünni köyler ve Beyşehir deki toplumlardan dinsel şiddet kullanılan bir baskı gelmemiştir. Genelde sözlü sataşmalar olmuştur. Atalar her zaman uyanık olunması konusunda telkinlerde bulunmuşlardır.

            Her zaman akıllarda Türkiyenin diğer bölgelerinde yaşanan (Çorum, Sivas, Kahramanmaraş) olayları Şamlarlılar arasındada korku yaratmıştır. Dışa sır vermeyin telkinleri halen günümüzdede yaşanır. Dışa sır vermeyen yapısı ile Şamlar köyü kendisini her zaman sakladı. Sonuçta bu gizlilikten dolayı sünni komşu köylüler hep Şamlarlılara kuşku ile bakmıştır. İki toplumun şüphe ve ve endişe ile birbirine yaklaşıma günümüze kadar gelmiştir. “Mum söndü, kestiği yenmez, gusül yapmazlar” gibi önyargılar her zaman olmuştur.

            Şamlar köyü inancında Atatürkçü, laik devlet geleneğine ve cumhuriyetin ilkelerine bağlılık vardır. Ne tarikatların batağında nede cemaatlerin kıskacındadırlar. Millet olma şuurları sağlamdır. Bölgede geçmişte sünni köylerle büyük sorunlar yaşanmamıştır. Köy sınırları anlaşmazlığı dışında belkide Şamlar köyü bir tehdit olarak görünmediğinden dolayı tatsız olaylar yaşanmamıştır. Şamlar köyü gençlerinde genelde görülen milli duyguları yüksek, heyecan duyan, kabına sığamayan ülke sevdalılar dahi genelde sosyaldemokrat eğilimlidirler. Bölgenin sünni gençlerine sorulduğunda gençlerden alınan yanıt: “Önce Müslümanım sonra Türküm” derler. Şamlar köyü gençlerinde durum tersi: “Önce Türküm sonra Müslümanım” derler. Sünni gençler arasında görülen “Türk olma” bilinci azdır. Siyasi dincilik yapanların kıskacında kaldıklarından “milli” olmaktan çok dinsel yaklaşırlar: İslam-i ümmetçi ideolojide onların bilincinde “Müslüman olunmadan Türk olunamayacağı” vardır. Son yıllardaki açılımlar ise medyanın da aracılığı ile alevilerin kendini daha da iyi tanıtabilmesini sağlamıştır.

            Şamlar köyü yerleşim yeri Laleli dağının güneyine bakan eteklerde serin sulu çeşmeyi orta alarak yerleşim sağlanmıştır. Köyün oluşumunu sağlayan ilk dört aile çeşmenin doğusunda “Gökler soyu”, çeşmenin batısı “Halievi-Uşaklar soyu”, çeşmenin kuzeyine düşen kaya diplerine “Kısalar soyu”, çeşmenin doğusuna yerleşen “Gökler soyunu” takiben “Bektaşlar-Abbaklar soyu” olur.

            Çeşmenin batısına yerleşen “Halilevi-Uşaklar soyu” nun yerleştiği yerin batısına düşen yere yaklaşık 300 metre ileride bulunan “Tüysüzün kuyus”’ denen suyun başına “Mürseller soyu” yerleşir. Köyün dış kısmında kalan bölgesine yerleşen “Alılar soyu”. Bu yedi aile Şamlar köyünün kurucu aileleridir. Bugünki Şamlar köyü daha sonra değişik zamanlarda katılan aşağıdaki aileler ile tamamlanır. Bunlar: “Dervişler soyu”, “Hüseyin Ali ve Köle giller soyu”, “Aşır ve Dindan giller soyu” ve son olarak “Vanlılar soyu” ndan oluşmaktadır. Her soy kendi oturduğu bölgede ortak soy “köy odası” yaptırmışlardır. Sosyal ortamların sağlandığı yerler olarak kullanılmıştır. Günümüzde köy beş mahalleden oluşmaktadır. Bunlar Kayardı mahallesi (Yukarı mahalle). Mürseller mahallesi (Aşağı mahalle, Haydar kapısı, Tüysüz mahalle gibi adlarla anılır). Düğenlik mahallesi. Harman mahallesi. Köy meydanı, çeşme üstü mahallesi. Dil yapısında çevre köylerden daha türkçe konuşan bir köy toplumu vardır. Diğer köylere karşın yarı izole oluşundan dolayı Anadolunun pek çok bölgesinde bilinmeyen “öztürkçe” sözcükler Şamlarda köyünde konuşulmaktadır. M.S. 1072 tarihinde Kaşkarlı Mahmut tarafından yazılımına başlanan “Divan-ü Lugati-it Türk” (ilk türkçe sözlük) değerli yapıtında örtüşen sözcükler günümüze kadar değişikliğe uğramadan Şamlar köyünde konuşulduğu belirlenmiştir.

            Örnek:
 Beleme:
Çocuğu sıkı sıkıya beşiğe bağlayarak uyutma.
 Börtlemek: Kızarmak, yanmak.
 Örtme: Evlerde odalara giriş kısmı, yarı açık yarı kapalı ön kısım.
 Bücük: Buzağı
 Çalacak: Yoğurt mayası. Yoğurt yapımında kullanılan yoğurt.
 Çimme: Yıkanma.
 Dumağı: Grip, nezle.
 Evtik: Oyalanma.
 Eksi: Ucu ateş yanan odun parçası..
 Irgalama: Sallama, silkeleme, yerinden oynatma.
 İni: Geline göre kocanın oğlan kardeşi.
 Kepen: Dağların sarp ve kayalık geçit yerleri.
 Kösümle: Ayakları uzatarak rahat oturma.
 Örü: Hayvanların gece otlarılması. “Davarları gece örüye kaldırdı” gibi çoğaltılır.
 Pardı: Bağ bahçe çevirmede kullanılan ağaç kazıkları.
 Saçı: Yeni gelin koca evine girmeden başına damat tarafından dökülen çerezle karışık bozuk paralar.
 Sumsak: Yumruk.
 Üleşmek: Paylaşmak.

Lakaplar

            Şamlar köyünde uzun, soğuk kış geceleri köy odalarında doluşurlar, Kerbala olayı, Eba Müslim ve Battal Gazi hikayeleri okunur ve birbirlerine “lakap” olarak ikinci lakap ad takarlarmış. Kişilerim toplum içindeki konumlarına göre bir “lakap” adı almayan yokmuş.

            Cumhuriyetten öncelerine dayanan “lakap ad koyma işleri” o dönemde lakap ad bulmada becerikli bazı kişiler tarafından, kişilerin toplum içindeki hal ve hareketleri yanında, fiziki yanlarına göre de lakaplaştırılmış. Cumhuriyetten sonra çıkan “Soy adı yasası” ile kişiler “lakap adlarını” seçerek nüfuza “soyadı” olarak işlettirmişlerdir. Aşağıdaki örneklere bir bakalım

            Vadavada,Vıddıdı , Homuk, Gebeş Ekmekçi, Tomat, Paşa, Semerci Dindan, Lastik, Köle, Kocakafa Çona, Kevşir, Gotur, Gardiyan Dadi, Memili, Güdük, Babaoğlan Tatil, Yörük, Emdik, Urubban Osbit, İbiş, Naşatlı, Çoştan Obi, Şaldan, Moy, Ehbab Hanta, Şimbil, Hüppen , Mecelle


Şamlar köyü bağları.

            Derebağ (köyün doğusu), Çinikbağı (güney doğu), Seferbağı (köyün kucağı), Hasanbağı (köyün karşı yamaçları), Eskibağ (köyün batısı), Bakıbağı (köyün batısı), Küllemebağları (köyün güney doğusu, köye dört km uzaklıkta), Yanıksöğütbağları (köye beş km uzaklıkta güney batısında), Mahmatcabağları (köye beş km uzaklıkta güney batısında), Kürebağları olarak geçen bağların üzümlerinden pekmez yapılır, evlerde küplere doldurulur. Artan pekmez pazarda satılır

            Halilevi-Uşaklar soyu ve taşıdıkları soyadları
Azman, Cenar, Kılıç, Karay, Şirin, Işık, Zebil, Lale, Caner, Nevruz, Şenkaya, Akduman, Saka, Sarıbulut, Demirörs, Okçu, Küre, Turhan, Yıldızdağı, Karakuş.

            Gökler soyu ve taşıdıkları soyadları
Kutlu, Doğancı

            Kısalar soyu ve taşıdıkları soyadları
P
ervane, Sünbül, Bulduk, Hanta

            Mürseller soyu ve taşıdıkları soyadları
Derbent, Karabulut, Çimen

            Bektaşlar-Abbaklar soyu ve taşıdıkları soyadları
Yılmaz, Şenol, Gözet, Bektaş, Sarınç, Keman

            Alılar soyu ve taşıdıkları soyadları
Aksu, Selvi, Çınar, Taner

            Halılar soyu ve taşıdıkları soyadları
Çelik, Uludağ, Çetinkaya, Yıldız, Doğan

            Hüseyin Ali ve Köle giller soyu ve taşıdıkları soyadları Sarıkaya, Aydın

            Aşır giller ve Dindan giller soyu ve taşıdıkları soyadları
Şahin, Özdemir.

            Vanlılar soyu ve taşıdıkları soyadları
Bulut

            Yukarıdaki soyadlarının bazıları Şamlar köyünde yok olmuştur. Nedeni ise soylarını sürdürecek oğlan soyunun sürmeyişindendir. Adı geçen bu soy adları şunlardır: Bektaş, Lale, Karay, Şirin, Çimen.

            İnanç

            Şamlar köyü var olduğundan buyana Alevi-Bektaşidir. Köyün ana yapısında İslamlaşmış Şamani Orta Asya gelenekleri ile oldukça örtüşen yönü ile, şimdiki Şamlar köyü geleneklerine bir bakarsak: itikadı alanda sürdüre geldiği çabaları dikkate alınırsa nesillere ışık tutar olduğunu görürüz.

            1970 lerin ilk yarısına kadar olan kesintisiz cem ayinleri sürdürdü. 1974 den 2000 yılına kadar kesintiye uğramasına rağmen 2000 yılında canların yeniden özlerine dönüp bir cem evi yaptırırlar. Cem kurup yol göstermek için ‘Serçeşme’ de oturan (Hacıbektaş) Veliyettün (Ulusoy) icazetiyle ozan “sercem” Dede Dertli Divani (Veli Aykut) “sercem” olur. Son sekiz yıldır kesintisiz cem ayinleri yapılır.

            Şamlar köyünde sürdürülen yol “Dedeğan” olup, kendi içinden çıkan şehirleşmişlerin (İzmir e ve Norveçe yerleşenler) “Babağan” yoluna gidişleri bir tür çeşni olmaktadır. Şu an İzmirde yaşayan Şamlar köylüler 7 Babaya bağlı 7 Cemde yol sürmekteler.

            İzmirde oluşan dergahlar “Babağan Bektaşiliği” olarak da algılanır. Norveçli Şamlarlılar arasında da cem ayini ve kültürel uğraşılar başlatılır. Buradada “Babağan Bektaşiliği” esas alınır.

            Görülen yeni oluşumlarda geleneksel Şamlar “Dedeğan” aleviliği de vardır (Hem Norveç hemde İzmirde). Şamlar köyü sakinlerinin ibadet konusunda Allah-Muhammed-Ali üçlemesi ile başlar. Onlar aşkına ve soyuna ibadeti bir görev bilir. 365 gün oruçlu olmak eline, diline, beline, aşına, işine, eşine sahip olmakla ölçülür. İktidadi inancı alanında Hacı Bektaş Veli dergahına bağlılık ve Hacıbektaş ilçesini “serçeşme” olarak tanınır.

            Dört Kapı Kırk Makam şeklindeki kâmil insan olma ilkelerini Hacı Bektaş Veli ’nin tespit ettiğine inanılır. Dört Kapı şunlardır: Şeriat, Tarikat, Marifet ve Hakikat

            Her kapının on makâmı vardır. Burada Marifet ve Hakikat makamlarının içeriklerine yer verilmiştir.

            Marifet kapısının makamları:

    1 Edepli olmak,
    2 Bencillik, kin ve garezden uzak olmak,
    3 Perhizkârlık,
    4 Sabır ve kanaat,
    5 Haya,
    6 Cömertlik,
    7 İlim,
    8 Hoşgörü,
    9 Özünü bilmek,
    10 Ariflik.

           

            Hakikat kapısının makamları:

    1 Alçakgönüllü olmak,
    2 Kimsenin ayıbını görmemek,
    3 Yapabileceğin hiçbir iyiliği esirgememek,
    4 Allah’ın her yarattığını sevmek,
    5 Tüm insanları bir görmek,
    6 Birliğe yönelmek ve yöneltmek,
    7 Gerçeği gizlememek,
    8 Mânâyı bilmek,
    9 Tanrısal sırrı öğrenmek ve
    10 Tanrısal varlığa ulaşmak.
 

            Dağlar – yatırlar - türbe

            Şamlar köyünün, eski Türklerde olduğu gibi “koruyucu yatırları” vardır. Bu koruyucu yatırlar köyün çevresinde bulunan en yüksek tepelerdedir. Köyü koruduğuna inanılan bu yatırlardan biri: “Aktaşdede” köyün karşısında bulunan “Sepkenli” denilen dağın tepesinde yattığına inanılır. Biride “Gözetdede” köyün kuzey doğu tarafına düşen yamaç olan “Gözet yakası” denilen dağda yatır. Öteki üçüncü yatır, köyün güneyine düşen “Doğancı dağı” denilen tepe üzerinde yattığına inanılır. Dördüncü ise en çok bilinip hürmet edilen, adına kurbanlar kesilen yatır, köy mezarlığı içinde bir türbe içinde yatır. Köy mezarlığındaki bu yatır, çok iyi bilinendir. Adı “Mistir Dede” dir.

            Ne zaman yapıldığı bilinmeyen türbe 1970 li yıllarda yıkılır. Hazine avcıları bu türbenin örenini kazarlar. Bir şey bulamazlar. Kazanların akibetleri söylencelere göre hiçte doğal olmayan ölümlerdir. Köylülerin inançlarına göre, yıkılan türbenin ören yerini kazanları “Mistir Dede cezalandırdığına” inanırlar. “Mistir Dede” türbesi yeniden yapılarak iyi bir türbe haline sokulur. İnsanlar mum yakıp dilek dilerler

            Şamlar köyü dağlarının bitki örtüsü

            Şamlar köyü dağları çok çeşit ağaç türlerine sahiptir. Bunlardan bazıları: Çam, Ladin, Ardıç, Katran (Sedir), Meşe, Andız, Şimşir, Dişbudak, Kürt, Pırnal, Kavak, Karağan, Söğüt, Karamuk, Tavşançalı, Ayıasması.

            Dağda yetişen meyve ağacı türleri

            Geyikelması, Kızılcık, Alıç, Dağeriği, İğde, Ahlat, Cırtlık, Bük, Böğürtlen. Bağ ve bahçelerde: Ceviz, Elma, Armut, Erik, Dut, Ayva, Üzüm. Ayrıca dağlarda Dağ çayı yetişir.

            Dağ, arazi, bağ-bahçe adları.

            Laleli dağı, Haraplar, Bokludere, Söbeovası, Cevizlikoyak, Akdağ, Kocataş, Alatai, Sepkenli, Asmakaklık, İncebel, Nebidağı, Peyniri, Çarkini, Öteyüzdağı, Doğançı, Şimşirli, Kepennik, Katırnalı, Aksu, Gökçen, Yıldızhan, Kargılı, Sumaklık, Kanlıboğaz, Kızanlık, Kaklıkbaşı, Başyazı, Dolayı, Karayaka, Sarnıç, Külleme, Pamukderesi, Akçapınar, Ayöldüğü, Göçderesi, Samaniği, Kireçderesi, Bahçeli, Bağderesi, Gerginardıcı, Olukayağı, Oğluşam Otluk, Ediklideresi, Avcıçayırı, Kovanlık, Soğuksu, Mahmatça, Ilkılı, Kızılcıkderesi, Çadırönü, Gürbelen, Kodaman, Karadağ, Tezderesi, Eskikel, Yanıksöğüt, Öteoluk, Devlekderesi, Korubaşı, Sıçanlı, Kertiliağıl, Çatalkaya, Söbüçe, Çatak, Çipilden, Çatmaardı, Topukluardı, Gebeciyeri, Ayni, Devrent

            Şamlar köyü dağlarında yaşayan yaban hayvanları.

            Yaban domuzu, Tilki, Kurt, Sansar, Porsuk, Sincap, Vaşak, Tavşan, Dağ kedisi, Keme, Malbekçisi. Ayrıca sürüngenlerden çok çeşitleri olan yılan türleri, kertenkele ve dağ sıçanları bulunmaktadır.

            Şamlar köyü dağlarında yaşayan kuş türleri
Doğan, Karga, Kığla, Saksağan, Keklik, Baykuş, Kırlangıç, Karatavuk, Alapatak, Üveyik, Güvercin, Dağ Bülbülü, Ebabil, Arıkuşu, Atmaca, Sığırcık, Takkalıserçe, Çobanaldatan, ve bol serçe çeiştleri vardır. Şamlar köyü inancında güvercin, kumru, kırlangıç ve leylek öldürmek çok günah sayılır.